Son Eklenenler

10 Mart 2008

Kendime Hediye

Kendime uzun zamandır hediye almadığımı düşünüp duruyordum bir süredir. Bugün bir arkadaşımla dışarı çıkınca dur ben bu işe bir el atayım dedim kendime. Kendime çok güzel iki kitap aldım. Yeni kitap almayı çok sevmesem de, sahaflarda bulamadım, ne yapayım? Zaten sırf bu sahaflar için İstanbulda yaşamak istiyorum. Neyse efendim. Aldığım kitaplar şunlar: Edmond Rostand'dan Cyrano de Bergerac ve Samuel Beckett'ten Godot'yu Beklerken.

Çocuklar gibi mutlu oluyorum kitap alınca , bir görseniz halimi. Bir de farkettim, ben kitapçıya girdim mi çıkamıyorum. Adeta kendimi kaybediyorum.
Yalnız bir şikayetim var bu konuda: Kitaplar bu kadar pahalı olmak zorunda mı? Millet okumasın diye ellerinden geleni yapıyorlar sanki.
Yalnız kendimi tutamıyorum Cyrano de Bergerac'ı okumama konusunda. Zira 27 Mart'ta oyunu izlemeye gideceğim. Sahneleyen Ege Üniversitesi Tiyatro Topluluğu. Daha önce de At ve Venedik Taciri oyunlarıyla beni büyülemişlerdi. At oyunu hakkındaki yazım için şuraya göz atabilirsiniz. İzmir'de olanlara gelmelerini öneririm. Oyun ücretsiz bu arada.


Efendim gelelim benim hediye kısmına. Tabi bu kitaplarla da yetinmedim. Turgut Özakman'nın bugün çıkan "Diriliş Çanakkale 1915" kitabına saldırdım hemen ama o meblağya cebimin gücü yetmedi. Kaldı öylece rafta. Yani birinci baskısını alma fırsatını kaçırdım.
Ne yapalım şimdi. Bunun telafisi de çok lezzetli oldu ama. Türkiye'nin en iyi on kokoreççisinden birinde kokoreç yedik efendim. Hatta yazarken bir daha canım istedi.
Bir iki ay önce yine orda bar çıkışı kokoreç yerken bir yandan amcanın biri kemanıyla hoş bir seda yayıyordu mekana, bir yandan da mekanın sahibi şarkı söylüyordu. Sanat müziğiyle cidden iyi gidiyor. Öneririm.
Kendime yediğim kokoreç ve aldığım kitaplarımla mutluluklar dileyerek yazıyı bitiriyorum. Görüşmek üzere.

8 yorum:

gülş dedi ki...

mutluluğunuz daim olsun efenim =) kokoreç konusuna katılmasam da kitaplar konusunda dediklerinizin hepsine katılıyorum. insanın elinde avucunda ne varsa bırakıp çıkası geliyor!

Vladimir dedi ki...

kitap fiyatlarını esefle kınıyorum. O kadar abarttılar ki. Yayıncıların bir sürü yalan söylediği ortada, telif hakkı, yazar hakkı, mürekkebi baskısı, dağıtımı maliyete giren bir sürü unsur. Eskiden orijinal kitaplar türkçelerinin iki katından fazla fiyata satılırken ingilizceleri artık türkçe kitaplardan 10YTL den fazla ucuz oluyor. İthal edilerek ülkemize gelmiş bu kitap üzerine konulan kar payına ramen hala inanılmaz derecede ucuz. Sanırım sevgili yayıncılarımız aradaki farkı vaz geçilmesi imkansız kar marjı dışında bilimum isimle anmaya razı. Korsan kitaba değinmiyorum büyük bölümü kendileri tarafından hazırlanıyor. Vergi kaçırmak hoş zenat ne de olsa. 25 YTL ye kitapçıda satılan kitabı gözgöre göre kendiler 5-10YTLden satmaya razı geliyorlar.

Neyse efendim.

Canım kokoreç çekti bu öğlen kesinlikle oradayım. :))

egemavisi dedi ki...

Teşekkür ederim Gülşen Hanım, darısı sizin başınıza.

Sevgili Vladimir,
Kesinlikle haklısınız. İnsan düşünmeden edemiyor: Hadi kitabı bu kadar pahalı satıyorsunuz. Bari baskısı, cildi, kağıdı vs. kaliteli olsa bari. Ama nerde? O da yok.
Yorumunuzu geç gördüm. Yoksa ben de atlar gelirdim. Neyse, bir dahaki sefere artık. :) Afiyet olsun.

Bildirgec dedi ki...

Kitap ve kokorec :)
Cok hos kitaplar secmissin Egemavisi, heyecanla okumani dilerim.
Kokorece gelince, valla ben otcul bir insan olarak pek bilemeyecegim ama afiyet olsun diyelim...

Diger yazina ithafen burada belirteyim istedim, gundem cok ama cok kolay saptiriliyor, kanunlarla, tasarilarla oynarlarken bir bakiyorsun 1 adim atiyorlar, hop baska konu one cikariliyor, derken o atilan 1 adim olmus 10 adim...off off...Haa bu arada Haa birde 3 cocuk, 3 cocuk, 3 cocuk diye bagiris cagirislarla kabus gordum...korkuyorum...

7.oda dedi ki...

ben kitapçıları gezip inceleyip, almak istediğim kitabı defterime not edip, sonra eve gelip internetten (ideefixe, kitapyurdu ve netkitap) yüzde 35-50 hatta zaman zaman yüzde 60 daha ucuza alıyorum :)
böylece 2 kitap yerine çok rahat 3 kitap seçiyor insan..
eleman maliyeti, depo maliyeti, dükkan kirası vs.. olmadığı için netten kitap alışverişleri herzaman çok çok daha ucuza geliyor..
küçük hanıma böyle yapmıyorum tabi.. kitap okumayı çok seviyor.. almayı da :)

egemavisi dedi ki...

Bildirgeç,
Teşekkür ederim.

Kabussuz geceler dilerim, özellikle içinde retee olmayanlarından. :)

Yedinci Oda,
Nedense bir türlü netten alışveriş işine alışamadım. Sayısız denememi sonuçlandıramadım bugüne kadar. Biraz eski kafalıyım o konuda. İlla gidip alışveriş yaptığım yerdeki kişilerle sohbet edeceğim. Onun için de sahaflara gidiyorum çoğu zaman.
Küçük Hanım'ın okuma sevgisine hayranlık duyduğumu da belirteyim.

gülçin dedi ki...

ne keyifli bir yazı olmuş sevgili egemavisi! bu öğlen ben de mi kokoreç yesem napsam? kitaplara gelince, onların bulunduğu ortamdaki toz kokusu bile sarhoş edebilir. yeni bir kitabı açıp burnumu ortasına gömüp deriiiin deriiiin koklayabilirim. ama satın almaya gelince, ben de 7.oda gibi netten alıyorum kitaplarımı ne zamandır.

bu arada cyrano ile ilgili burun tiradını yazmıştım ben, okumuş muydun?

http://gaybubetindecokkitapokudum.blogspot.com/2007/09/burun-tirad.html

sevgiler

egemavisi dedi ki...

Teşekkür ederim Gülçin Hanım. Beğenmenize sevindim. Sizleri okuya okuya pişiyorum sanırım.
Kokusu bile hoş, evet. İnsanı sarhoş ediyor. Hele bir sahaf var burada, İzmir'de, girince çıkamıyorum dükkandan. Öyle güzel müzikler de var ki. En çok da Okan Murat Öztürk çalıyor ve ben bayılıyorum.
Netten alışverişi öğreneceğim ama önce işe girmem gerek sanırım.
Yazınızı okudum. Canlısını da 27 Mart'ta göreceğim.
Görüşmek üzere.

Yorum Gönder