Son Eklenenler

15 Haziran 2009

Ayrılık




Saat geceyarısına yaklaşırken boş peronda sesi duyuldu muavinin:
-İstanbul yolcusu kalmasın!
Tam bu anda genç çift tutkuyla birbirine sarıldı. Hiç bitmesin istenen bir kucaklaşmaydı bu. Boyunlarını kokladılar birbirlerinin. Başlarını hafifçe kaldırdıklarında gözleri birbirlerine değdi. İki ruh değmişti birbirine, gözler aracılığıyla. Daha sıkı sarıldılar. Biliyorlardı ki, biraz daha baksalar gözlerinin içine ikisi de tutamayacaklardı gözyaşlarını. Erkek kızın sırtında gezdirdi elini. Hafifçe. Adeta kırılgan bir tanrıça heykeline dokunur gibi. Kız erkeğin boynunu öpmeye başladı, küçük bir çocuğu öper gibi. Şefkatle, aşk dolu. Erkek kızın dudaklarına yöneldi. Başını yana kaçırdı kız.
Olmamalıydı bu son öpücük. Onu delice öpmek istemesine rağmen tutmalıydı kendini. Dudaklarını sonsuza dek mühürlemişti çünkü. Yoksa geri kalan hayatı boyunca yanacaktı dudakları ardında bıraktığı aşkın ateşiyle.
Yavaşça vücutları ayrılırken birbirinden, kız kollarını oğlanın boynuna doladıç Yine birbirlerine bakmadan ve tek kelime etmeden bir süre öylece kaldılar. Sonra ağır ağır uzaklaştı omuzları.
Ayrılık vakti yaklaşmıştı. Kız şiddetle sarıldı erkeğe ve daha karşısındaki kollarını saramadan ayrıldı, arkasını döndü ve gitti. Giderken yanağından damlalar süzülüyordu.
Erkek, otobüsün ayrılışını izledi, hareketsizce, donuk gözlerle. Sadece baktı. Yüzünün kıvrımları, gözyaşlarının içine aktığının kanıtı gibiydi.


11/06/2009 ~ 23:10
İzmir Otogarı


Fotoğrafın kaynağı

8 yorum:

Plesenta dedi ki...

:(

piano piano bacaksiz dedi ki...

Yüzünün kıvrımları, gözyaşlarının içine aktığının kanıtı gibiydi...

güzel anlatım, tebrik ederim... oldum olası sevmem otogarları, havaalanlarını en sıcak yaz gününde bile soğuk gelir bana hep, ayrılık kokar, vazgeçişlerin pusu vardır hep, bir yere ait olmama hissi uyandırır bi yandan zevklidirde...

neyse kısa bir yorum olacaktı...

tekrar tebrik efendim :)

Vladimir dedi ki...

Ayrılıklara çok üzülürüm ben, ne sebeple olsun kopuş, parçalanış gibi gelir hep.

Abi dedi ki...

böyle sarılmaları ve boyunları filan öpmeyi yasaklayan tabelalar koyulmasını isterim, izmir otogarına. bu ne yaa:)))

Karakutu dedi ki...

bu sahneyi çok iyi biliyorum. ama gözlerle ruhlarını birleştirenler ve dokunuşlara bu denli anlam yükleyebilenler için ayrılık sadece lafın gelişidir. bunu da çok iyi biliyorum.

egemavisi dedi ki...

Plesenta,
Belki de üzülmemek gerekir.

Piano Piano Bacaksız,
Teşekkür ederim. Bence sadece otogarlar değil, bir otobüs durağı, bir iskele, bir sokağın köşesi, hatta evinizin önü bile aynı duyguları verebilir ayrılık oldu mu işin içinde.
İyi ki kısa olmamış.

Vladimir,
Üzülme olmayabilir bazılarında fakat kopuş, parçalanış tespitine katılıyorum.

Abi,
Yakında o da olacak böyle giderse. Yanyana üç kişi yürüttürmeyen büyükşehir belediyesi hesabı. :)

Karakutu,
Haklısın, lafın gelişi. Ama olmalı. Bazen tüm o anlamlar yitip gidiyor. Geriye bu yazdıklarım kalıyor işte.

jubelum dedi ki...

dejavu yok derlerdi varmış işte...

egemavisi dedi ki...

Haklısın Jubelum, ben de olduğunu anladım.

Yorum Gönder