Savur saçlarını sevgili,
Dalgalansın rüzgarlara inat!
Gözlerimin içine bak
Kaybolayım derinlerinde
Öp beni birtanem,
Uçurumlardan çevirir beni öpüşün!
Son Eklenenler
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Nisan 2015
Gönderen
egemavisi
19 Nisan 2015
.
Gönderen
egemavisi
Okumakla başlayan bir eylem,
boyun eğmeye evrildi;
AŞK oldu.
Kalbin tınısıyla
tüm vücuda yayıldı o noktadan
04 Temmuz 2009
Yak Beni
Gönderen
egemavisi
25 Haziran 2009
Kıyıda
Gönderen
egemavisi
Başını kaldırdı. Önündeki uçsuz bucaksız maviliğe baktı. Dalgalar ağır ağır vuruyordu. Düşündü. Tüm gün, yaptıklarını düşündü ve aklında kalan koca bir hiçti. Tek yaptığı gündoğumundan beri, şu an bulunduğu kayalıkta oturmaktaydı.
Gece uyku tutmamış, o da kendini sahile atmıştı. Günün ilk ışıklarıyla birlikte, karşıya yolcu taşıyan motorlar işlemeye ve insanlar günlük hayatın karmaşasına başlamıştı. Kimisi aceleyle, motora yetişebilmek için koşuyor; kimisi oturmuş, çayından ilk yudumu alıyordu. Peki ya o?
O, hayatının son beş yılını düşünüyordu. Ne fırtınalar atlatmıştı! Kimlere karşı gelmemişti ki! Sonuçta şimdi burada yalnız başına oturuyordu. Yalnız.
Başını kaldırdı. Önündeki uçsuz bucaksız maviliğe daldı. Dalgalar hırçınlaşmıştı. Düşündü. Yıllar boyunca yaptıklarını düşündü ve anladı ki geçen sadece zamandı.
Gece uyku tutmamış, o da kendini sahile atmıştı. Günün ilk ışıklarıyla birlikte, karşıya yolcu taşıyan motorlar işlemeye ve insanlar günlük hayatın karmaşasına başlamıştı. Kimisi aceleyle, motora yetişebilmek için koşuyor; kimisi oturmuş, çayından ilk yudumu alıyordu. Peki ya o?
O, hayatının son beş yılını düşünüyordu. Ne fırtınalar atlatmıştı! Kimlere karşı gelmemişti ki! Sonuçta şimdi burada yalnız başına oturuyordu. Yalnız.
Başını kaldırdı. Önündeki uçsuz bucaksız maviliğe daldı. Dalgalar hırçınlaşmıştı. Düşündü. Yıllar boyunca yaptıklarını düşündü ve anladı ki geçen sadece zamandı.
15 Haziran 2009
Ayrılık
Gönderen
egemavisi
Saat geceyarısına yaklaşırken boş peronda sesi duyuldu muavinin:
-İstanbul yolcusu kalmasın!
Tam bu anda genç çift tutkuyla birbirine sarıldı. Hiç bitmesin istenen bir kucaklaşmaydı bu. Boyunlarını kokladılar birbirlerinin. Başlarını hafifçe kaldırdıklarında gözleri birbirlerine değdi. İki ruh değmişti birbirine, gözler aracılığıyla. Daha sıkı sarıldılar. Biliyorlardı ki, biraz daha baksalar gözlerinin içine ikisi de tutamayacaklardı gözyaşlarını. Erkek kızın sırtında gezdirdi elini. Hafifçe. Adeta kırılgan bir tanrıça heykeline dokunur gibi. Kız erkeğin boynunu öpmeye başladı, küçük bir çocuğu öper gibi. Şefkatle, aşk dolu. Erkek kızın dudaklarına yöneldi. Başını yana kaçırdı kız.
Olmamalıydı bu son öpücük. Onu delice öpmek istemesine rağmen tutmalıydı kendini. Dudaklarını sonsuza dek mühürlemişti çünkü. Yoksa geri kalan hayatı boyunca yanacaktı dudakları ardında bıraktığı aşkın ateşiyle.
Yavaşça vücutları ayrılırken birbirinden, kız kollarını oğlanın boynuna doladıç Yine birbirlerine bakmadan ve tek kelime etmeden bir süre öylece kaldılar. Sonra ağır ağır uzaklaştı omuzları.
Ayrılık vakti yaklaşmıştı. Kız şiddetle sarıldı erkeğe ve daha karşısındaki kollarını saramadan ayrıldı, arkasını döndü ve gitti. Giderken yanağından damlalar süzülüyordu.
Erkek, otobüsün ayrılışını izledi, hareketsizce, donuk gözlerle. Sadece baktı. Yüzünün kıvrımları, gözyaşlarının içine aktığının kanıtı gibiydi.
-İstanbul yolcusu kalmasın!
Tam bu anda genç çift tutkuyla birbirine sarıldı. Hiç bitmesin istenen bir kucaklaşmaydı bu. Boyunlarını kokladılar birbirlerinin. Başlarını hafifçe kaldırdıklarında gözleri birbirlerine değdi. İki ruh değmişti birbirine, gözler aracılığıyla. Daha sıkı sarıldılar. Biliyorlardı ki, biraz daha baksalar gözlerinin içine ikisi de tutamayacaklardı gözyaşlarını. Erkek kızın sırtında gezdirdi elini. Hafifçe. Adeta kırılgan bir tanrıça heykeline dokunur gibi. Kız erkeğin boynunu öpmeye başladı, küçük bir çocuğu öper gibi. Şefkatle, aşk dolu. Erkek kızın dudaklarına yöneldi. Başını yana kaçırdı kız.
Olmamalıydı bu son öpücük. Onu delice öpmek istemesine rağmen tutmalıydı kendini. Dudaklarını sonsuza dek mühürlemişti çünkü. Yoksa geri kalan hayatı boyunca yanacaktı dudakları ardında bıraktığı aşkın ateşiyle.
Yavaşça vücutları ayrılırken birbirinden, kız kollarını oğlanın boynuna doladıç Yine birbirlerine bakmadan ve tek kelime etmeden bir süre öylece kaldılar. Sonra ağır ağır uzaklaştı omuzları.
Ayrılık vakti yaklaşmıştı. Kız şiddetle sarıldı erkeğe ve daha karşısındaki kollarını saramadan ayrıldı, arkasını döndü ve gitti. Giderken yanağından damlalar süzülüyordu.
Erkek, otobüsün ayrılışını izledi, hareketsizce, donuk gözlerle. Sadece baktı. Yüzünün kıvrımları, gözyaşlarının içine aktığının kanıtı gibiydi.
11/06/2009 ~ 23:10
İzmir Otogarı
İzmir Otogarı
Fotoğrafın kaynağı
21 Mayıs 2009
Kürk Mantolu Madonna'dan
Gönderen
egemavisi
Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.
Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.
Fotoğrafın kaynağı
31 Ocak 2008
18 Kasım 2007
02 Kasım 2007
Umarsız Aşka Gazel
Gönderen
egemavisi
Gelmek istemiyor gece
Ne sen gelebiliyorsun o yüzden
Ne de ben gidebiliyorum.
Ama ben gideceğim.
Akrepten bir güneş şakağımı yesede.
Ama sen geleceksin.
Dilin tuzlu yağmurlarca yakılmış.
Gelmek istemiyor gün.
Ne sen gelebiliyorsun o yüzden.
Ne de ben gidebiliyorum.
Ama ben gideceğim.
Kurbagalara atarak ağzımda çiğnediğim karanfili.
Ama sen geleceksin.
Çamurlu lağımından karanlığın.
Gelmek istemiyor.
Ne gün,
Ne gece.
Ölebiliriz o yüzden.
Ben senin uğruna.
Sen de benim..
Frederico Garcia Lorca
Bir insanı sevmek…
Gönderen
egemavisi
Bir insanı sevmek, onunla birlikte yaşlanmaya razı olmaktır.
Albert Camus