Son Eklenenler

Fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Temmuz 2015

Doğada Bir Başına

Uzun zaman olmuş fotoğraf çekmeyeli. Özlemişim.

Doğada Bir Başına

24 Mayıs 2011

Uğraşma, dönmez artık
Zor bulunup çabuk kaybedilen


01 Mayıs 2010

İşçi Bayramı

1 Mayıs
Bu güzel görüntülerin sürmesi dileğiyle -biraz geç de olsa- herkesin
İşçi Bayramı kutlu olsun!

08 Mart 2010

Dünya Emekçi Kadınlar Günü


100. yılında dünyanın tüm emekçi kadınlarına selam olsun!



*Fotoğraf Evren Özesen'in "Ankara Tekel Direnişi" blogundan.

24 Aralık 2009

Huzur...

Huzur

...istiyorum!

06 Aralık 2009

Uzayıp Giden

Uzayıp Giden

Hayat,
yürüdüğümüz yoldan ibaret.
Yol sonsuzdur belki.
Ya hayat?

29 Ekim 2009

Kutlu Olsun





Fotoğrafın kaynağı

24 Ekim 2009

Kadifekale

Yazın bir süre (ayağımı burkana kadar) üç arkadaş koşuyorduk sabahları. Bu arada uzun zamandır görüşemediğimizden birlikte dışarı çıkmanın hesaplarını yapıyorduk bir yandan da. Derken başımızı kaldırdığımızda Kadifekale'yi gördük ve hemen o gün gitmeye karar verdik. Hepimiz İzmirliyiz ya birimiz de gitmemişiz yirmi küsur yıldır Kadifekale'ye. Nasıl gidilir, nasıl bir yerdir diye araştırıken netten, şehir efsaneleri çıkıyor karşımıza: Sakın tek başınıza gitmeyin, can güvenliğiniz olmaz, değerli eşyalarınızı kaybetmeye hazır olun, vs. vs. Sanırsınız düşman topraklara gideceğiz. Konak'tan 33 numaralı Konak-Kadifekale otobüsüne binip gideceğiz. 10-12 dakikada bir kalkıyor otobüs, aslında belediyenin son harikası midibüsler. Sıcakta beklemek bize çok uzun geldi, hareket memuruna da "yarım saattir 33 bekliyorum" dedim, hemen bir otobüse, gerçek otobüs bu sefer, tabela değiştirtti. Biz de mutlu mesut bindik otobüse. yaklaşık 15 dakika sonra Kadifekale Karakolu'nda indik otobüsten. Semt meydanından 5 dakika kadar yokuş tırmanıp kalenin kapısına vardık.

 Kale Yolundan Şehre Bakış
Kale Yolundan Şehre Bakış

Müthiş bir manzara bizi karşıladı. Bu kadar güzel olacağını tahmin etmezdim. Körfezin hakim noktası olarak buraya yerleşim yeri kurmak akıllıca. Surlara çıktığımızda bunu daha iyi anladık.

 Kaleiçi
Kalenin içinden bir görünüm

Sarnıç 
Sarnıç

Örneğin, üstteki sarnıç Yeşildere'deki su kemerine bağlı. Surlardan İzmir'in dört bir yanı önünüze seriliyor: Evka 4, Yeşildere, Hipodrom, Balçova, Karşıyaka.

 Kadifekale'den Agora'ya Bakış 
Agora'ya bakış 

Kadifekale ya da Pagos, Büyük İskender tarafından kurulan bir yerleşim. Rivayete göre İskender bir falcıya gider. Falcı İskender'e "Bundan sonra burada, Pagos'tan Meles boyunca olan yerde, insanlar üç dört kat daha mutlu ve refah için yaşayacaklar."* dedikten sonra, Smyrna kentinin yeniden inşası çalışmalarında Kadifekale kurulur. Bu bilgileri girişte okuduktan ve kaleyi gezdikten sonra, kalenin içerisinde bulunan bahçede, koca koca ağaçların gölgesinde dinlendik ve uzun süre sohbet ettik şehrin gürültüsünden uzakta. Türk kahvesi içtik ki açıkçası nam yapmış pahalı kahve evlerindenkinden çok daha lezzetliydi kahvemiz. Çay bahçesi yazın düğün salonu olarak da kullanılıyormuş. Şehirin karmaşasından kaçmak ve kafanızı dinlemek için çok uygun bir yere Kadifekale. Hem çok yakın bir mesafede, hem de şehirden uzakta. Son olarak yazının en başında söylediğim şehir efsanelerine itibar etmeyin. Çok sıcakkanlı ve yardımsever insanlar Kadifekale sakinleri.

 Hilton 
Mini Hilton
Kadifekale hakkından daha fazla bilgi için bu sayfaya, şu sayfaya ya da İngilizce Wikipedia sayfasına, benim çektiğim fotoğraflar için Flickr sayfama, daha fazla fotoğraf için şu sayfaya, belediye otobüsünün saatleri için Eshot'un sayfasına bakabilirsiniz.

24 Nisan 2009

Aydınlık


Hiçbir vakit tam karanlık değil gece
Kendimde denemişim ben
Kulak ver dinle
Her acının sonunda
Açık bir pencere vardır.
Aydınlık bir pencere
Hayal edilecek bir şey vardır
Yerine getirilecek istek
Doyurulacak açlık
Cömert bir yürek
Uzanmış açık bir el
Canlı canli bakan gözler vardır
Bir yaşam vardır yaşam
Bölüşülmeye hazır.

Paul Eluard

Fotoğrafın Kaynağı

19 Ocak 2009

İki

Aradan iki yıl geçmiş. İki yıl, dile kolay. Ne oldu aradan geçen bunca zamanda?
Soruyu biraz daha genişletelim isterseniz. Cumhuriyet tarihi boyunca olanlara şöyle bir bakıyorum da:
  • Sabahattin Ali (1948)
  • Abdi İpekçi (1979)
  • Çetin Emeç (1990)
  • Turan Dursun (1990)
  • Uğur Mumcu (1993)
  • Metin Göktepe (1996)
  • Ahmet Taner Kışlalı (1999)
  • Hrant Dink (2007)
Var mı hatırlayan? Açıklığa kavuşmuş mu birisi?

27 Kasım 2008

Tayyib Kömür

Güzel ülkemde Tayyib Kömür diye bir marka varmış. Bilmiyordunuz, değil mi? Ben de Reklama ‘Ceviz Tayyib’ sansürü başlıklı haberden öğrendim. Bir de Portakal Tayyib varmış. Haberi unutmamak için buraya not alıyorum. Haberle ilgili fotoğraflara bakın efendim.

GÜNCELLEME: Ekran görüntüsü koymayı unutmuşum. Şimdi aklıma geldi. Altı çizili satırlara dikkat.

03 Eylül 2008

Ve Perde Açılır!

Sonunda beklenen an geldi. Bir buçuk yıllık aradan sonra öğrenci sıfatına kavuştum. Dün okula kaydımı yaptırdım. Artık resmen İYTE öğrencisiyim!
Bu yazı aslında bu kadar kısa olmayacaktı ama sevinçten kelimeler düğümleniyor boğazımda. Mutluluğumu tarif etmem şu an için imkansız gibi geliyor. Birazdan yazmaya devam edeceğim.

Etrafta gülen gözlerle bir saat kadar dolaştıktan sonra tekrar geldim. Bu sırada boş durmadım tabi. Çektiğim fotoğrafları Flickr'a yükledim. Az aşağıda.

Girişte verilen yol haritası işlerin daha çabuk ilerlemesi sağlıyor.

Banka şubesi ayağınıza gelmiş. Yalnız bozuk para sıkıntısı var gibi.

Önkayıt için bilgisayarlar hazır.

İşler yolunda gidiyor.

Bir adım kaldı.

Son adım: Öğrenci kimliğinizi aldınız mı?

Rektörlük önündeki duraktan manzara.

Aynı duraktan başka bir manzara.

23 Ağustos 2008

Tekrar Merhaba

Uzunca bir aradan sonra buradayım tekrar. Geçen zamanda neredeydin derseniz, yine buralardaydım. Fakat izin gibi bilgisayardan uzaktaydım. Daha doğrusu uzaklarda kalmak durumundaydım.
Hava o kadar sıcak ki, emektar laptop ile köşe bucak dolaşıyorum evin içinde şu an. Yine de pek bir yararı yok, buharlaşmanın eşiğindeyim.
Geçen zamanda neler oldu, bir özet geçeyim hemen:
Öncelikle, Abla-Ağabey-Kardeş Projesi'nin bir dönemini daha geçtiğimiz perşembe günü bitirdik. Son gün çok güzel bir vapur turuyla İzmir Körfezi'ni gezdik, dans ettik, doyasıya eğlendik.

İzmir Gönüllü Takımı, Abla-Ağabey Kardeş Projesi 4. Dönem Konak-1 aracı ekibi kardeşleriyle Üçkuyular İskelesi'nde.

Hayatımda ilk kez Tarihi Asansör'e gittim. O ne müthiş bir manzaradır. Daha önce neden gitmemişim, hayret.

Tarihi Asansör'den Konak yönüne bir bakış.

Sonracığıma, doğum günümde terasta çok güzel bir gece geçirdim. En sevdiklerim yanımdaydı. Çokça eğlendik. Sabaha kadar körfez manzarasına karşı yedik, içtik, sohbet ettik. Hayatımın en güzel, en anlamlı hediyelerini aldım. Hayatım en anlamlı kişisinden. :)

Canımın içi, çok sağol.

İsmail'in aldığı kitaplar.

Metincim taa İsveç'ten getirmiş bu güzel matara ve açacağı.

Son olarak, okula ön kayıt yaptırdım dün. Artık öğrenci statüsüne kavuşmama az kaldı. Eğer İYTE'ye kayıt yaptıracak olan varsa, buradan devam etsin.

26 Nisan 2008

22. Yılında Çernobil Faciası


Bugün Çernobil felaketi 22. yıldönümü. İnsanlık tarihinin en kötü olaylarından biri olan Çernobil felaketi, bundan tam 22 yıl önce 26 Nisan 1986 yılında meydana geldi. Bununla ilgili daha önce Chernobyl Legacy - Çernobil Mirası yazımda bir slayt gösterisi adresi vermiştim.
Bugün ona ek olarak biraz da bilgi içerikli bir adresi vereyim. Anti-Nükleer Cephe'nin arşiv sayfasında Çernobil hakkında bir dosya hazırlanmış. Ayrıca şu sayfada olayın 20. yılında Alman WDR televizyonunda yayınlanan bir program için hazırlanması sırasında olay Çernobil ve çevresinde çekilmiş fotoğraflardan oluşan bir derleme var. Son olarak da 2007 yılında çekilmiş bir filmle bu bahsi şimdilik kapayalım.
Bir daha böyle bir felaketin yaşanmaması dileğiyle...

Fotoğraf burada(ydı).

10 Ocak 2008

Kısa Kısa

Öncelikle merhabalar.
Bir süredir yazı yazamıyordum. Hemen hatırlatayım ki bir süre daha yazı yazamayabilirim. Şimdiden sabrınıza teşekkürler. Okunacaklar listesi de hayli kabardı. Fakat ben bir süre, günde yaklaşık 100-120 km yol yapacağım sanırım. Sonunda iyi haberi vereceğim sizlere (umarım).
Şimdi bir özet geçelim efendim son günlerden aklımda kalanlarla ilgili:
1- Gündemin ilk maddesi bir boykot haberi. Haberi önce kandanadam'ın sayfasının sağ üst köşesindeki resimden, sonra da Goddess Artemis'ten öğrendim. Yörsan, sendikalı 400 işçiyi işten çıkarmış. Bundan dolayı da uluslarası arenada kınanmış. Buradan gerekli duyuruyu yapmış olalım.


2- Yine kanı beynime sıçratan bir haber var. Efendim PTT, "kurumun prestijini zarara uğrattıkları" için personeline disiplin cezası veriyormuş. Ayrıntılar buradan görülebilir. Ama buradan birkaç kez yazdım. O PTT ki, önce asli görevi olan posta dağıtım işini yapsın. İki ayda bir sokağa uğrayıp, zarfları 12'şer 12'şer atmakla sarsılmayan kurum prestiji, memurların icralık olmasıyla mı sarsılıyor. Sağolsun çevremde hiç işsiz imam görmedim. Bir şekilde ilçe milli eğitim müdürü olanlar bile varken, dağıtım işini taşeron firmaya verip sonra da eleman sıkıntımız var diyen PTT yöneticileri var işte. Yurdum işleri böyle oluyor ne yazık ki. Neyse, geçelim.
3- Şiddet her yerde. Hatta olmuş olan olaylar için bile garip işler dönüyor. Buradan buyrun.
4- İyi haberler de var. İçimiz kararmasın di mi? Bu haber özellikle İstanbul'da yaşayanlar için. Zira ne kadar gitmek istesem de ne yazık ki orada olamayacağım.
Efendim 10 Ocak 2008 tarihine kadar “Bir Fotoğraf Camı / Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali” sergisinin haberini, 8 Ocak 2008 tarihli Radikal Genç'ten, Şenay Öztürk'ün yazısından öğrendim. Size de haber veririm.


Hıfzı Topuz'un Başın Öne Eğilmesin adlı kitabından bir alıntı yapmış sevgili Şenay Öztürk. Bu alıntıya bir göz atarak yazımı noktalayayım:
"Her şey, bir tren yolculuğu sırasında Upton Sinclair'in romanı 'Oil'i okumasıyla başlar. Yıllar sonra Rasih Nuri İleri'ye anlattığına göre Sabahattin Ali, bu kitabı bitirince, 'Bu romanda olanların onda biri doğruysa namuslu bir insan mutlaka solcu olmalıdır' der."
İlk resim buradan, Sabahattin Ali'nin fotoğrafı ise buradan.

25 Aralık 2007

Yorumsuz

Polisin artan yetkilerinden daha önce söz etmiştim. Bugünkü Radikal Gazetesi'nden bir haberle pekiştirelim bilgilerimizi.



Fotoğraflar sırasıyla buradan ve buradan.

11 Kasım 2007

Fotoğraflarla "Küresel Isınma"

"Küresel Isınma nedir? Ne değildir?" bilmeyen kalmadı sanırım. Hakkında yazılan makaleleri, raporları, vs. incelemek çok fazla zaman alır. Fotoğraflarla yapılmış bir derleme ise bu konunun önemini kavramak için yararlı olabilir. Buradaki fotoğraflar da işte tam bu düşünceyi destekliyor. Hatta sadece bu gerçeği gözler önüne sermekle kalmıyor. İşin eğlenceli olan yanlarını da yaklıyor.

Kaynak: http://www.weirdomatic.com/global-warming-then-now.html

02 Kasım 2007

Dünya’ya bir de böyle bakın…

Dünya’yı hiç böyle gördünüz mü? Stumble sayesinde rastladığım bu fotoğraf çok ilgimi çekti. Aşağıda bir önizlemesini veriyorum. Fotoğraf hakkına daha fazla bilgi burada.

A Mother’s Journey: 2007 Pulitzer Prize for Feature Photography

Chernobyl Legacy - Çernobil Mirası

Stumble sayesinde rastladığım sitelerden bir diğeri daha. Magnum ajansının sitesinde Paul Fusco‘nun kareleriyle Çernobil’in mirasını görüyoruz. Slayt gösterisini görüntülemek için resmin üzerine tıklayın.