Geçen gün Ege Üniversitesi Tiyatro Topluluğu'nun yeni oyunu Cyrano de Bergerac'ı izledim. Hatta oyunu defalarca izledim de denilebilir 27 Mart'tan beri. Her seferinde yeni bir tat, yeni bir ayrıntı aklıma kazındı.

Cyrano kim mi dersiniz? Silahşör, şair, oyun yazarı, aşık. Ve tabi ki kocaman burunlu bir adam.
Mösyö Cyrano şair.
Mösyö Cyrano aşık.
Mösyö Cyrano özgür.
Mösyö Cyrano duya duya yazan bir kalem ustası.
Mösyö Cyrano de Bergerac.
Oyunun metni çok kuvvetli. Zaten Edmond Rostand da Fransız Edebiyatı için bir dönüm noktasıymış. Edebiyatın üzerindeki zamanının rehavetini atan, onu yeniden canlandıran önemli yazar. Bunu Sabri Esat Siyavuşgil'in Cyrano de Bergerac kitabının çevirisine yazdığı önsözden biliyorum. Oyun da şiirsel bir anlatıma sahip.
Burada oyunu uzun uzun anlatmayacağım. Fakat çokça alıntı yapacağım gibi.
Düşünce ve ifade özgürlüğü, savaş karşıtı, aşkı ve dostluğu yoğun bir biçimde anlattığını söyleyebilirim. Burada Cyrano'dan bir alıntı yapalım mesela:
Burada oyunu uzun uzun anlatmayacağım. Fakat çokça alıntı yapacağım gibi.
Düşünce ve ifade özgürlüğü, savaş karşıtı, aşkı ve dostluğu yoğun bir biçimde anlattığını söyleyebilirim. Burada Cyrano'dan bir alıntı yapalım mesela:
...
Fakat, şarkı söylemek, gülmek, dalmak hülyaya,
Yapayalnız, ama hür, seyahat etmek aya,
Gören gözü, çınlayan sesi olmak ve canı
İsteyince şapkayı ters giymek, karışanı
Olmamak. Bir hiç için ya kılıcına veya
Kalemine sarılmak ve ancak duya duya
Yazmak, sonra da gayet tevazula kendine:
Çocuğum! Demek, bütün bunları hoş gör yine,
Hoş gör bu çiçekleri, hattâ bu kuru dalı,
Bunlar yabanın değil kendi bahçenin malı!
Varsın küçücük olsun fütuhatın, fakat bil,
Onu fetheden sensin, yoksa başkası değil.
...
Oyunu daha önce Devlet Tiyatroları da oynamış. Fakat ne zaman, nerede oynadıklarını bilmiyorum. Nasıl bir sahne düzeninin olduğunu da.
Oyun müziklerini EÜTT olarak kendileri hazırlamışlar, şarkıları yazmışlar. Ki muhteşemlerdi.
Her izlediğimde ağladğımı söylemeden geçemeyeceğim. Özellikle Cyrano'nun öldüğünde aya gideceğini ve orada şairleri ve yazarları bulacağını söylediği sahne:
Oyun müziklerini EÜTT olarak kendileri hazırlamışlar, şarkıları yazmışlar. Ki muhteşemlerdi.
Her izlediğimde ağladğımı söylemeden geçemeyeceğim. Özellikle Cyrano'nun öldüğünde aya gideceğini ve orada şairleri ve yazarları bulacağını söylediği sahne:
CYRANO
Le Bret, ben artık aya gideceğim büsbütün,
Makine icadına lüzum kalmadı bugün.
ROXANE
Ne diyorsunuz?
CYRANO
Evet, orası, emin olun,
Müntehası orası cennete giden yolun.
Ve bütün sevdiklerim oradadır. Ne iyi,
Orada bulacağım Sokrat'ı Galilée'yi!
Mutlaka izlenmesi, okunması gereken bir oyun. Fırsatı olanlar kaçırmasın derim.
Not: Cyrano de Bergerac kitabından daha önce bahsetmiştim. Bir de 1990 yapımı bir film varmış, yeni öğrendim.
Unutmadan, oyun 27 Nisan Pazar günü, saat 12.30'da ODTÜ Oyuncuları'nın düzenlediği Tiyatro Şenliği kapsamında Ankara'da olacak. Ayrıca 8-18 Mayıs 2008 tarihleri arasında henüz bilmediğim bir tarihte 12. Tiyarto Günleri kapsamında Ege Üniversitesi Kültür Sanat Evi'nde sahnelenecek.



