Her zaman korkarım, bir insanı üzmekten. Olmadık zamanlarda, olmadık yerlerde aklıma gelir; üzdüklerim, sonunda üzüldüklerim.
Bazen, ağlarım. Sadece yaptıklarım için değil, yap(a)madıklarım için de!
Bazen, tamam derim. Tamam, bitti bu iş. Buraya kadar.
Her zaman umut ederim. Çöl sıcağında gölgesiz, karanlığında gecenin; sokakta, soğuğunda terk edilmiş bir binanın.
"... umutsuz yaşanmıyor."
İşte şimdi bu satırları karalıyorum. Üzdüm. Ağladım. Tamam dedim. İşte şimdi umut etme vaktidir.
Bugün bir başlangıç olsun bundan sonraki hayata. Güzel günleri umut etmek günü, tıpkı bir güzelin doğum günü gibi.
Son Eklenenler
20 Şubat 2012
03 Şubat 2012
Buz Gibi
Gönderen
egemavisi
Aşk iyidir bak
Duyumunu artırır insanın
Hele don gömlek sabahları
Tıraş olacağını duyarsın
Yeni gömleğini giyeceğin gelir
Bier yeni biçim eklersin insan olacağa
Masaya, merdivene, aynalı dolaba
Derken ardından şıpın işi bir kahvaltı
Amanın dersin bu ne delice gidiş
Paldır küldür açar mıydı fıstık ağacı
İspinoz düşünüt müydü?
Deli olan kaşınır mıydı?
Kolların upuzun Walt Whitman'ı okumaktan
Ağzın dersen bir karış açık
Sokaklar, amanın o sokaklar
Önce bir yeşile işkilli
Evlerde büyümeler, alıp başını gitmeler olacak
Kızıp duracaksın üstüne başına konan toza
Televizyondaki işe
Usanmak, hızını eksiltmek dendi mi
Cin ifrit kesileceksin birden
Hey gidi duyumuna yandığımın dünyası
Alıp vereceğin olacak ille
Aşk maşk buz gibi yaşayacaksın.
Edip Cansever - Yerçekimli Karanfil
Duyumunu artırır insanın
Hele don gömlek sabahları
Tıraş olacağını duyarsın
Yeni gömleğini giyeceğin gelir
Bier yeni biçim eklersin insan olacağa
Masaya, merdivene, aynalı dolaba
Derken ardından şıpın işi bir kahvaltı
Amanın dersin bu ne delice gidiş
Paldır küldür açar mıydı fıstık ağacı
İspinoz düşünüt müydü?
Deli olan kaşınır mıydı?
Kolların upuzun Walt Whitman'ı okumaktan
Ağzın dersen bir karış açık
Sokaklar, amanın o sokaklar
Önce bir yeşile işkilli
Evlerde büyümeler, alıp başını gitmeler olacak
Kızıp duracaksın üstüne başına konan toza
Televizyondaki işe
Usanmak, hızını eksiltmek dendi mi
Cin ifrit kesileceksin birden
Hey gidi duyumuna yandığımın dünyası
Alıp vereceğin olacak ille
Aşk maşk buz gibi yaşayacaksın.
Edip Cansever - Yerçekimli Karanfil
04 Eylül 2011
Belki Gelmem
Gönderen
egemavisi
Uzun zamandır yazamadım/yazmadım. Sadece gelen yorumları e-postamdan onaylayıp öylece bıraktım blogu. Ben kayda değer içerik oluşturmasam da gelen yorumlar sevindirici benim açımdan.
Çok şeyler oldu bu süre zarfında. Bozulması imkansız gibi görünen ilişkiler bitme noktasına geldi. Kimisi bitti bile. İnsanları sürekli olarak ve istemsizce kendimden kaçırabilme özelliği kazandım. Övünülecek şey değil tabi. Durum böyle olunca çektim kendimi her şeyden. Hiç kimseyi görmeye tahammülüm yoktu.
Neyse ki o günler geride kaldı. Şimdi önümde, yılbaşına kadar olan yoğun bir akademik süreç var. Tezimi bitirip biraz daha rahatlamak istiyorum.
Çok şeyler oldu bu süre zarfında. Bozulması imkansız gibi görünen ilişkiler bitme noktasına geldi. Kimisi bitti bile. İnsanları sürekli olarak ve istemsizce kendimden kaçırabilme özelliği kazandım. Övünülecek şey değil tabi. Durum böyle olunca çektim kendimi her şeyden. Hiç kimseyi görmeye tahammülüm yoktu.
Neyse ki o günler geride kaldı. Şimdi önümde, yılbaşına kadar olan yoğun bir akademik süreç var. Tezimi bitirip biraz daha rahatlamak istiyorum.
NOT: Cumartesi akşamları 20-22 arası TRT FM'de Yaşayan Şarkılar adlı programı dinleyip neşelenmemek elde değil. Dinleyiniz efendim!
29 Ağustos 2011
Korkma Ben Varım
Gönderen
egemavisi
Yapabileceğim onlarca alıntıdan en beğendiklerim. İlk başlarda o kadar kaptırmışım ki kendimi, not almak aklıma bile gelmedi. Bunlarla idare ediverin artık, ya da kitabı* alıp bir de siz okuyun. Yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlki Dublörün Dilemması idi. Sadece iki kitabı var biliyordum, meğer bunlardan başka üç tane daha varmış.
Aşkın doğması ve yaşaması, yavaşlığa bağlıdır: Ağaçları keserken ormanı korumak gerekir. Erkeğin hızından kaynaklanan savrukluk, kadının yavaşlığında kendini gösteren otoriteyle intizama dönüşür. Romantizmin baştan sona kurallarla örülü oluşu bundandır.sayfa 240
Baba olmak, insanın hayat hakkındaki fikirlerinin değişmesidir. Kızlar, henüz üç yaşındayken ellerine bir oyuncak bebek alarak anneliğe hazırlanıyorlar. Erkekler öyle değil. Bir adam, çocuğu doğduktan sonra sersemleşir, aptala döner. Bu, kaçınılmazdır. Çocuk, babanın dünyasını yönetmeye başlar ve onu hareket kabiliyetini kısıtlar. Hayatın, bebeğin minik ellerindedir.sayfa 350
Aşk, yalanlarla ilerler. Doğrular, aşkın hijyenini yok eder.En büyük yalanlarını sevgilinden esirgersen, duygularında samimi olduğunu ispat edemezsin. Kalbimize aşk oku saplandı mı, gözlerimiz "Bana karşı dürüst davranıp her şeyi berbat etme sakın" demeye başlar.sayfa 360
- Saçmalamayı bırak. Bir şapkayı beğenince onu kafana çiviyle çakıyor musun?
- Yani?
- Evlenme.sayfa 278
* Korkma Ben Varım, Murat Menteş, İletişim
24 Ağustos 2011
Samimiyet
Gönderen
egemavisi
"İnsan, kendi samimiyetinin altını çizmeye kalkıştı mı, ister istemez üstünü de çiziyor. Samimiyet, mahremiyetle mukayyet olsa gerek."
Korkma Ben Varım, Murat Menteş, İletişim, 2010, sayfa 42
